DerinArama
⌂
Ana Sayfa
🕯️
Tedebbür
۞
Keşif Akışı
💫
Tefekkür
🪞
Aynalar
📖
Rahle
⋮
TR
TR
EN
عر
☀
Giriş
← Ana Sayfa
← Mürselât
Nâziât →
78. Nebe'
40 Ayet · 1 analyzed · ← → keyboard nav
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
النبأ
An-Naba
·
40 Ayet
·
Mekkî
·
Nüzul sırası: 80
Öne çıkan boyutlar:
Zâhirî
90%
Fiil
80%
İzâfe
80%
Sırlar
80%
Zihnî
80%
78:1
İ 0.40
▼
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine neyi soruyorlar?
78:2
▼
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
O büyük haberden (kıyametten) mi?
78:3
▼
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
78:4
▼
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır, ilerde bilecekler.
78:5
▼
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır hayır, ilerde bilecekler.
78:6
▼
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًا
Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
78:7
▼
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
78:8
▼
وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٰجًا
Sizleri çift çift yarattık.
78:9
▼
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
78:10
▼
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا
Geceyi bir örtü yaptık.
78:11
▼
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا
Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.
78:12
▼
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا
Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
78:13
▼
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.
78:14
▼
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا
Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
78:15
▼
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا
Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.
78:16
▼
وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).
78:17
▼
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًا
Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur.
78:18
▼
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا
O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.
78:19
▼
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا
Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.
78:20
▼
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur.
78:21
▼
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا
Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur.
78:22
▼
لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًا
Azgınlar için son varılacak yer olmuştur.
78:23
▼
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا
Orada çağlarca kalacaklardır.
78:24
▼
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا
Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de içecek bir şey.
78:25
▼
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا
Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).
78:26
▼
جَزَآءً وِفَاقًا
Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.
78:27
▼
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.
78:28
▼
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًا
Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.
78:29
▼
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًا
Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.
78:30
▼
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
(Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).
78:31
▼
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.
78:32
▼
حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًا
Bahçeler var, bağlar var.
78:33
▼
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا
Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.
78:34
▼
وَكَأْسًا دِهَاقًا
Dopdolu kadehler var.
78:35
▼
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا
Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.
78:36
▼
جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا
(Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir).
78:37
▼
رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rahmân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.
78:38
▼
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
78:39
▼
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
78:40
▼
إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."
← 77. Mürselât
All Surahs
79. Nâziât →