DerinArama
⌂
Ana Sayfa
🕯️
Tedebbür
۞
Keşif Akışı
💫
Tefekkür
🪞
Aynalar
📖
Rahle
⋮
TR
TR
EN
عر
☀
Giriş
← Ana Sayfa
← Kalem
Meâric →
69. Hâkka
52 Ayet · 1 analyzed · ← → keyboard nav
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الحاقة
Al-Haqqah
·
52 Ayet
·
Mekkî
·
Nüzul sırası: 78
Öne çıkan boyutlar:
Keyf
90%
Zâhirî
90%
Hayretler
80%
Uyarı
80%
Lafzî
80%
69:1
İ 0.37
▼
ٱلْحَآقَّةُ
(Gerçekleşecek) Kıyamet!
69:2
▼
مَا ٱلْحَآقَّةُ
Nedir, o Kıyamet?
69:3
▼
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ
Gerçekleşenin (Kıaymetin) ne olduğunu sen nerden bileceksin?
69:4
▼
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.
69:5
▼
فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ
Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi.
69:6
▼
وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.
69:7
▼
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَـٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
69:8
▼
فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ
Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?
69:9
▼
وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.
69:10
▼
فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
69:11
▼
إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
69:12
▼
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.
69:13
▼
فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ
Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,
69:14
▼
وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
69:15
▼
فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
İşte o gün olacak olur.
69:16
▼
وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
O gün gök yarılmış, sarkmıştır.
69:17
▼
وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَـٰنِيَةٌ
Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.
69:18
▼
يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.
69:19
▼
فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ
Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."
69:20
▼
إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَـٰقٍ حِسَابِيَهْ
"Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.
69:21
▼
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Artık o hoşnut bir hayattadır.
69:22
▼
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
Yüksek bir cennettedir.
69:23
▼
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.
69:24
▼
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
"Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).
69:25
▼
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,
69:26
▼
وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,
69:27
▼
يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.
69:28
▼
مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ
Malım bana hiç fayda vermedi.
69:29
▼
هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ
Gücüm de benden yok olup gitti."
69:30
▼
خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
(Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın."
69:31
▼
ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ
"Sonra cehenneme atın onu."
69:32
▼
ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ
"Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."
69:33
▼
إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ
Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu.
69:34
▼
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu.
69:35
▼
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ
Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur.
69:36
▼
وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
Bir irinden başka yiyecek de yok.
69:37
▼
لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ
Onu günahkârlardan başkası yemez.
69:38
▼
فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
Andolsun gördüklerinize,
69:39
▼
وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
Ve görmediklerinize..
69:40
▼
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
Kuşkusuz Kur'ân, şerefli bir peygamberin (Allah'tan) getirdiği sözdür.
69:41
▼
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
69:42
▼
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
69:43
▼
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
69:44
▼
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ
O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı,
69:45
▼
لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ
Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.
69:46
▼
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ
Sonra da onun şah damarını keser atardık.
69:47
▼
فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَـٰجِزِينَ
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
69:48
▼
وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.
69:49
▼
وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.
69:50
▼
وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ
Kuşkusuz bu Kur'ân kafirler için bir pişmanlık vesilesidir.
69:51
▼
وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ
Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidir.
69:52
▼
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
O halde, haydi tesbih et Rabbinin yüce ismiyle
← 68. Kalem
All Surahs
70. Meâric →