Ana Sayfa / Paylaşılan Rahle

📖 Yolculuk: Zülkarneyn → Rızık → Cennet → Kıyamet (+4)

Zülkarneyn → Zülkarneyn↔Rızık(3) → Rızık↔Cennet(3) → Cennet↔Kıyamet(3) → Kıyamet

🌐 Herkese açık · Paylaşan: Zaferan · 30 pin
ZülkarneynRızıkCennetKıyametRızaHesapRahimGafur
📖

۞ وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ ۗ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَـٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

Eğer şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların şu sözleridir: "Biz toprak olup gittikten sonra mı, yani biz gerçekten yeniden mi yaratılacağız?" İşte bunlar Rablerini inkâr etmişlerdir. Bunlar boyunlarında demir halkalar bulunanlardır. Ve işte bunlar cehennemliktirler, orada ebedî kalacaklardır.

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَـٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ ۖ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ ۚ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ ۖ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.

"Account ↔ Most compassionate"

#tr:Hesap↔Rahim#en:Account↔Most compassionate#ar:حساب↔رحيم
📖

يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَـٰلِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.

"Sustenance ↔ Heaven"

#tr:Rızık↔Cennet#en:Sustenance↔Heaven#ar:رزق↔جنة
📖

إِلَّا مَن ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًۢا بَعْدَ سُوٓءٍ فَإِنِّى غَفُورٌ رَّحِيمٌ

"Ancak, kim haksızlık yapar, sonra yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki ben (ona karşı da) çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim."

"Most compassionate ↔ Forgiving"

#tr:Rahim↔Gafur#en:Most compassionate↔Forgiving#ar:رحيم↔غفور
📖

قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım."

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin?

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ

Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."

"Account ↔ Most compassionate"

#tr:Hesap↔Rahim#en:Account↔Most compassionate#ar:حساب↔رحيم
📖

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَـٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَـٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ ۚ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

İman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.

"Account ↔ Most compassionate"

#tr:Hesap↔Rahim#en:Account↔Most compassionate#ar:حساب↔رحيم
📖

ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Sonra bütün bu olup bitenlerin arkasından Allah, dilediğine tevbe nasib eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

"Most compassionate ↔ Forgiving"

#tr:Rahim↔Gafur#en:Most compassionate↔Forgiving#ar:رحيم↔غفور
📖

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size bir furkan (hakkı batıldan ayırdedecek bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.

"Most compassionate ↔ Forgiving"

#tr:Rahim↔Gafur#en:Most compassionate↔Forgiving#ar:رحيم↔غفور
📖

قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَـْٔخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ

De ki: "Size vaad edilen öyle bir gündür ki, ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

نَحْنُ أَوْلِيَآؤُكُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَشْتَهِىٓ أَنفُسُكُمْ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ

"Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır."

"Pleasure ↔ Account"

#tr:Rıza↔Hesap#en:Pleasure↔Account#ar:رضا↔حساب
📖

فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيْطَـٰنُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ ۖ وَقُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَـٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır." dedik.

"Sustenance ↔ Heaven"

#tr:Rızık↔Cennet#en:Sustenance↔Heaven#ar:رزق↔جنة
📖

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ

Yüzler var ki, o gün parıl parıl,

"Heaven ↔ Day of judgment"

#tr:Cennet↔Kıyamet#en:Heaven↔Day of judgment#ar:جنة↔قيامة
📖

ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ

Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.

"Account ↔ Most compassionate"

#tr:Hesap↔Rahim#en:Account↔Most compassionate#ar:حساب↔رحيم
📖

وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ

Eğer bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı da beraber o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için onu mutlaka feda ederlerdi. Ancak ne var ki, hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılır.

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Vay haline o gün yalanlayanların!

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ

İçlerine kurularak orada birçok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir.

"Sustenance ↔ Heaven"

#tr:Rızık↔Cennet#en:Sustenance↔Heaven#ar:رزق↔جنة
📖

ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

O gün hükümranlık yalnız Allah'ındır, O aralarında hükmünü verir. Artık iman edip yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.

"Heaven ↔ Day of judgment"

#tr:Cennet↔Kıyamet#en:Heaven↔Day of judgment#ar:جنة↔قيامة
📖

هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.

"Heaven ↔ Day of judgment"

#tr:Cennet↔Kıyamet#en:Heaven↔Day of judgment#ar:جنة↔قيامة
📖

وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ

Herkese ne amel yaptıysa karşılığı tam olarak ödenmiştir. O (Allah), onların yaptıklarını en iyi şekilde bilmektedir.

"Account ↔ Most compassionate"

#tr:Hesap↔Rahim#en:Account↔Most compassionate#ar:حساب↔رحيم
🪞

إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَـٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍ سَبَبًا

Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.

ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Sonra bütün bu olup bitenlerin arkasından Allah, dilediğine tevbe nasib eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

📖

إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَـٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍ سَبَبًا

Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.

"Dhulqarnayn ↔ Sustenance"

#tr:Zülkarneyn↔Rızık#en:Dhulqarnayn↔Sustenance#ar:ذو القرنين↔رزق
📖

إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَـٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍ سَبَبًا

Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.

#tr:Zülkarneyn#en:Dhulqarnayn#ar:ذو القرنين
📖

فَأَتْبَعَ سَبَبًا

Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.

#tr:Zülkarneyn#en:Dhulqarnayn#ar:ذو القرنين
📖

وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

"(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖

ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا

Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.

"Dhulqarnayn ↔ Sustenance"

#tr:Zülkarneyn↔Rızık#en:Dhulqarnayn↔Sustenance#ar:ذو القرنين↔رزق
📖

ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا

Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.

#tr:Zülkarneyn#en:Dhulqarnayn#ar:ذو القرنين
📖

حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ ٱلشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَىٰ قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا

Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.

"Dhulqarnayn ↔ Sustenance"

#tr:Zülkarneyn↔Rızık#en:Dhulqarnayn↔Sustenance#ar:ذو القرنين↔رزق
📖

وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فَرْدًا

Kıyamet günü onların herbiri Allah'ın huzuruna tek başına çıkacaktır.

"Day of judgment ↔ Pleasure"

#tr:Kıyamet↔Rıza#en:Day of judgment↔Pleasure#ar:قيامة↔رضا
📖 Kendi Rahleni Oluştur →