Dijitalleşme çağında, dijital verilerin doğası ve varlığı hakkında tartışmalar artmaktadır. Bu tartışmalardan biri, dijital verilerin "varlık" olup olmadığıdır. Bazıları dijital verileri varlık olarak kabul ederken, bazıları ise onların sadece veritabanlarında bulunan birer veri olduğunu savunmaktadır. Bu tartışmanın altında yatan temel sorulardan biri, dijital verilerin gerçek dünya ile olan ilişkisidir. Dijital veriler, gerçek dünya ile etkileşime girerek anlam kazanırlar. Örneğin, bir fotoğraf, bir yer veya bir ürün gibi fiziksel bir varlığın dijital bir versiyonu olabilir. Bu nedenle, dijital veriler gerçek dünyanın bir yansıması olarak görülebilir. Bununla birlikte, dijital verilerin gerçekliğe dayanmadığı durumlar da vardır. Örneğin, bir bilgisayar simülasyonu, bir matematiksel denklem veya bir sanal gerçeklik deneyimi gibi. Bu durumlarda, dijital veriler gerçek dünyaya bağlı değildir. Dijital verilerin varlığı hakkında devam eden tartışmalar, verilerin topluma ve bireylere etkileri konusunda önemli sorular ortaya çıkarmaktadır. Dijital verilerin korunması, erişilebilirliği ve kullanımının denetlenmesi gibi konular, toplumların dijital dünyada varlıklarını sürdürmeleri için önemli bir rol oynamaktadır. Bu tartışma, dijital verilerin varlık olarak kabul edilmesi veya yalnızca veritabanlarında bulunan veri olarak kabul edilmesi konusundaki tartışmaları sürdürmektedir. Bu tartışma, dijital verilerin topluma ve bireylere etkileri konusunda önemli sorular ortaya çıkarmaktadır.